Önce odanın kasvetli atmosferi içinde yavaşça eriyen gerilimle başladı her şey. Kendra, siyah tenli devasa yaraklı adamın karşısında dururken gözlerindeki o ateş, hem korku hem de sapkın bir arzuyu barındırıyordu. Adamın karanlık bakışlarıyla bedenini süzmesi, onun üstünde kontrolü tamamen ele geçirme niyetini açıkça belli ediyordu. Oda dolup taşarken, adam ağır ve derin nefesleriyle Kendra’nın dar amcığını yakalamaya hazırlanıyordu.
Nefes kestiren sessizlik bozulduğunda, adamın siyah kalın sopası önce amcığın kıvrımlarına dokundu. Kendra’nın çıtırtıları ve inlemeleri arasında hızla yükselen heyecan dalgaları belirdi. Amcığı zorlamaya başlarken, adamın her batışıyla acı ve zevk birbirine karıştı; sanki gövdesinin en hassas bölgesiyle vahşi bir savaşa tutuşuyordu. Kendra’nın çıplak teni terden parıldarken, adamın koyu elleri omuzlarını sıkı sıkıya kavrayarak onu kendisine daha da yakınlaştırdı.
Yaraktan çıkan mavi damarlar gibi sertleşen yarak aniden amcığın içine girmeye başladı; her hareketinde yerdeki zemin sarsılıyordu adeta. Adam vahşi biçimde köklediği esnada, Kendra kendi sınırlarının çok ötesinde hissetti bedenini; ağzını yumruklayıp çıkan seslerle kendini tutmaya çalışsa da dayanamayıp yüksek çığlıklar attı. Saksoyu yalamaya başladığında bile aklından çıkmayan tek şey sertliği ve içinden gelen o dayanılmaz basma şiddetiydi.
Adam alttan yukarı vurdukça amcık daha da genişliyordu; Kendra’nın bedeni yağmur sonrası toprak gibi nemli ve açılmıştı artık. Odaya yayılan badem yağı kokusu ve çatlak tahtaların gıcırdaması eşliğinde yapılan bu vahşi sikişte Kendra hem kırılgan hem de tam anlamıyla teslim olmuştu. Son kökleme hamlesiyle adam derinlere inip üzerindeki tüm ağırlığını verdiğinde, Kendra sadece ısrarlı iniltiler çıkarabildi; amcığı dışarı doğru patlayacak gibi gerilmişti.
Yoğun orgazm dalgası vücudu sardığında karar kılındı: Bu gece onun için sadece dayanıklılık sınavı değil, aynı zamanda yalancılığın en güçlü kanıtıydı. Yaraktan akan sıvılar yere damladıktan sonra adam kaba saba bir şekilde çekilip uzaklaştı; ardında soluk soluğa kalan ama hala yeni bir kökleme için hazır olan çıplak kadını bırakarak…
